Kayıtlar

Eleştiri etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bir Cisim Yaklaşıyor...

Resim
" Everest'teki Plastik Karlar " adlı yazıma giriş cümlemde insanların komplo teorilerinde ne denli istikrar sahibi olduğundan bahsetmiştim. Bu söylemimin her daim arkasında oldum. Çünkü bizler bazı şeylerin mistik olmasını istiyoruz ve bu kafamızda tasarladığımız düşüncelere de kendimizi kaptırıyor ve daha da kötüsü başka insanlara da empoze ediyoruz. Bunun en büyük nedeni sanırım yaşamlarımızın sıkıcı olması diye düşünüyorum. Yoksa durduk yere saçma sapan fikirler üretip bunları gerçekmiş gibi dile getirmeyiz herhalde. Ya da toplum olarak mistik ve ruhani şeylere inanan bir yapımız varsa bu da elbette büyük bir etken oluyor. Sonuç olarak komplo teorileri birçok kişinin günlük sıkıntılarından sıyrılmasını sağlıyor ve vizyonsuz bir bakış açısı ile ufuk açıcı fikirlere sahip olduğunu sanan milyonlar bir anda türüyor. Özellikle bu komplo teorilerinin teknoloji camiasında çok fazla üretildiğini görüyorum. Büyük teknoloji firmalarının hemen hemen her ürettiği şeyi bir şekilde ...

Bilgisayar Lüks Değildir!

Resim
Günümüzde gelişmiş ülkeler artık bilgisayarın gücünün farkına vardı ve bu güçten yararlanmak için son 20 yıldır muazzam girişimlerde bulunuyorlar. Dijitalleşme denen olgu sadece bir kelime olarak değil, global anlamda efektif bir unsur olmaya başladı. Çünkü içinde bulunduğumuz çağ için teknoloji çağı deniyor ve bu teknoloji çağını açan aygıt hiç şüphesiz bilgisayar olmuştur. Bugünkü büründüğü formları bir kenarı bırakırsak, ilk baştaki devasa formu bile o zamanlar için bilimkurgu romanlarının adeta gerçeğe dönüşmüş hali gibi görünmekteydi. Bilgisayar, o zamanlar basit hesaplama işlemlerini yaparken günümüzde artık yapamadığı hiçbir şey yok gibi. Elbette bilgisayar internetin de var olması ile birlikte gerçek potansiyeline kavuştu ve bütün insanlığı birbirine bağlayarak aynı zamanda bir katalizör görevi de görüyor. Bilgisayarın global dünyada böylesine popüler olmasının en büyük nedeni tıpkı fabrikalar gibi birer üretim aracı olarak kullanılabiliyor olmasıdır. Yani bir şeyler üretmek is...

Everest'teki Plastik Karlar

Resim
İş felaket senaryoları yazmaya gelince insanlar gerçekten bu konuda oldukça başarılı işler ortaya koyuyorlar. Hayal dünyalarını veya gözlemlerini oldukça efektif bir şekilde gözler önüne serebiliyorlar. Bu felaket senaryolarının elbette direkt adresi içinde yaşadığımız gezegen olan Dünya oluyor. Zira en iyi gözlemleyebildiğimiz ve üzerine senaryo yazabilecek en somut yer elbette dünyanın ta kendisidir. Geçmişten günümüze olan felaketler aynı zamanda bizlerin bu konuda oldukça tecrübeli olmasını da sağlamıştır. Öyle ya pratiğe dökülmüş senaryolar üzerine yenilerini üretmek daha kolay oluyor. Fakat felaket senaryosu yaratma konusunda ne kadar iyiysek, bu senaryonun temelini oluşturan sorunlara eğilmek konusunda da o kadar vasatız. Ortada bir sorun varsa bu sorunun derinlerine inmek gerekir. Kaynağını bulup, kökten bir çözüm ile bir daha yaşanmaması için mücadele vermek gerekir. Fakat insanlar sorunları görseler bile görmezden gelmeyi tercih edebiliyorlar. Zira görmezden gelmek demek o ko...

Karar: Doğanın Özgürlüğüne...

Resim
Konu yaşadığımız çevreye karşı olan sorumluluklarımız olunca nedense bütün ülkeler sağır ve dilsiz rolünü oynamayı tercih ediyor. Aslına bakarsanız bazı ülkelerin konuda diğer ülkelere nazaran daha duyarlı olduğunu söyleyebiliriz. Fakat o ülkeler de yine kendi çıkarları söz konusu olduğu zaman ilk feragat edecekleri nokta “ çevre bilinci ” oluyor. Çünkü yaşadıkları çevrenin ağzı var dili yok gibi bir tutum içinde birçok ülke ve o ülkelerin yöneticileri. Başka hangi konuda böylesine cüretkâr davrandıklarını inanın ben pek bilmiyorum. Türkiye’den elbette bu yazıda söz etmeyeceğim. Zira biz toplumsal ahlakı çoktan yitirmiş bir ülke olduk. O yüzden de bu kanayan yarayı daha da kanatmanın alemi yok. Malum günümüz dünyasından 100 yıl geride yaşıyoruz artık. Dediğim gibi konu bizim ülkemiz değil. Bu yazıyı yazmamdaki esas neden geçenlerde okuduğum bir haberdir. Benim için dünyanın en yaşanabilir ülkeleri İskandinav yarımadasında toplanmıştır. Norveç, İsveç, Danimarka, İzlanda gibi refah seviy...

Kitaplar kalsın, Biz Bi' Gezip Gelelim!

Resim
Birçok ticaret yerleri gibi kitapçılar da artık sadece içinde vakit geçirilen ve gezilen yerler oldular. Özellikle son birkaç yıldır gözlemlediğim kadarıyla bu sektörde olan büyük kitap satıcıları adeta saatlerce dolaşılan mekanlar konumuna evrildiler. Öyle ki buraya gelen büyük bir kesim sadece kitaplara fiziki olarak dokunmak ve incelemek için geliyorlar. Yine bu kesim dokundukları ve inceledikleri kitapları almadan mağazayı terk ediyorlar. Bunun elbette satıcı için tek bir nedeni var; dükkânda satılan kitapların internet ortamında satılanlardan daha pahalı olmasıdır. Bunu yapan kitap okurlarından biri de benim. Özellikle kitapçıların bu denli fahiş fiyatlarla satış yapmasına bir türlü anlam veremediğim için ben de haliyle internetten satın alma sistemine yöneldim. Bu duruma satıcı ve müşteri penceresinden bakacağım. Öyle çok uzun bir yazı olmayacak. Fakat bu konuda bir şeyler yazmayı epeydir düşünüyordum. Orada burada insanlara fikirlerimi söylediğim zaman caka satıyormuşum gibi olu...

Akıllı Asistanların Kuklaları

Resim
Akıllı telefonlar hayatımıza dahil olmadan önce bilgisayarlar ile oldukça içli dışlıydık. Hala bilgisayarlar tahtını kaybetmiş değil elbette. Fakat artık birçok gündelik işlerimizi cebimizdeki akıllı telefonlarla gerçekleştirebiliyoruz. Zaten bu telefonların başında “akıllı” kelimesi boşuna yer almıyor. Fakat internetin günümüzdeki oldukça iyileşmiş halinden 15 yıl öncesine gidelim. Evlerimizde genellikle masaüstü bilgisayarlar vardı. Çünkü mobil olan laptoplara ulaşmak hala bir lüks işi görülüyor ve bilgisayar toplama işi daha makul fiyatlarda gerçekleşiyordu. Bu yazıyı okuyanların yaş ortalamasını bilmediğim ve tahmin de edemeyeceğim için kendi hayatımdan örnek vererek devam edeceğim. İlk bilgisayarım ben liseye başladığım zaman alınmıştı. Bu da 2005 yılına tekabül ediyor. Yani tam 15 yıl öncesine denk geliyor. Oldukça güzel bir bilgisayar almıştı babam bana. Gayet güzel görünen ve dönemin oldukça iyi özelliklerine sahip bir bilgisayardı. Bilgisayarın başına oturduğum zamanki o mutlu...

4 Ekim Dünya İkiyüzlüler Günü

Resim
Tam bir gösteri toplumuyuz artık. Daha doğrusu global bir gösteriden bahsetmek daha doğru olacaktır. Zira dünyanın her tarafına yayılmış akıl almaz bir gösteri bu. Herkesin her durumda “ Show ” yapabileceği ve her türlü dramatik durumu duyarlılık kisvesi adı altında bizlerin huzuruna sunabileceği bir çağdayız. Bu gösteri dünyasına baktığımız zaman insanların ne kadar duyarlı ne kadar hassas ve ne kadar düşünceli olduklarını görebiliyoruz. Gerek hem cinslerine olsun gerekse de diğer canlılara karşı olsun insanların bu sıcak kalpli görünüşleri ne kadar da iç ısıtıcı öyle değil mi? Herhangi bir sosyal medya uygulamasında gezinirken sokak hayvanlarını seven veya onlara mama alarak karınlarını doyuran insanları görüyoruz. Bakın görüyoruz diyorum. Çünkü bunu gösteri haline getirmek artık insanın bir misyonudur.  Mamalar alındı, birkaç sokak kedisi ve köpeği bulundu, telefon cepten çıkarıldı, kamera uygulamasına dokunuldu ve kayıt!  Bu kayıttaki diyaloglar genellikle birbirine benze ...

Sanat ve Savaş

Resim
Sanat; en genel anlamıyla yaratıcılığın ve hayal gücünün ifadesidir. Bu tanımı dünyanın en önemli bilgi kaynaklarından biri olan “Wikipedia”dan aldım. Birçok siteden sanatın anlamına baktığımda öylesine uzun tanımlar vardı ki açıkçası içime sinmedi. Wikipedia’daki bu tanım zaten birçok tanımın ne anlatmak istediğinin özeti niteliğinde. Sanat, belki de insanın yeryüzündeki en önemli yaratısıdır. Zira eğer sanat ve sanatın türevleri olmasaydı büyük ihtimalle herhangi bir hayvandan pek de farkımız olmazdı. Düşünmek, iletişim kurmak gibi sadece insana hasmış gibi gösterilen fenomenlerin aslında öyle olmadığını artık biliyoruz. Yıllar boyunca yapılan araştırmalar düşünmenin sadece insana özgün bir olgu olmadığını bizlere sunmuştur. Geniş ve detaylı düşünme elbette sadece insanlara özgüdür. Fakat düşünme eylemini genel çerçevede aldığımızda o paydayı bazı hayvanlarla da paylaştığımızı unutmamamız gerekir. Sanat, insanın düşüncelerinin genişliğinde tasvir edilen ve daha sonra özellikle görsel...